ince sızı

İNCE SIZI

peşin kırılmıştı yen’im

ışık sağanağından, görmemişti gözlerim

gelmeden, gitmiştin sen aslında

yolun sonu görünmüştü, taa başında

her seferinde

gelmene tedirgin duyduğum sevinç

gidecek olduğundandı

kulaklarım ahlat zamanın bekçisi

uçuruma sürükleyen rüzgârının

saklısında duran muamman

varla yok arasıydı gölgen

ikircikliydi sende aşkın rengi

gündüzle gece, hep ters yüz, senle yolculuğumuzda

kâhinin bilmediğini bildim, yürürken yollarında

hep ben tükettim suyumu

kendime akamayan nehirdim

sen, sevgiyi yeşertemeyen kıraç toprak

ince ince kırıldı gün ışığım; yitip gitti bendeki dirilik

böyle geldin / gidecektin yine böyle

deniz yıldızı hikâyesinde olduğu gibi

katkın olamadan bu sevgiye

yüzünü bir açıp bir kapayan güneştin

için için azaldın / patlamadı baharın

yüzündeki uzaklıkta

yabancılık duygusunun ayırdı

yarın yoktu bakışlarında

öfkem kendimedir şimdi

bildim / bildim de, neden dönmedim geri?

sebep o ki, dinmedi içim

kendimi hiç affetmedim

her sen’ li zamanda hâlâ

yürek kökümde hep o ince sızı…

Hâdiye Kaptan

Yorum yapılmamış


Yorum yapın


Kullanım Şartlarını Kabul Ediyorum

En Çok Okunanlar
Son Eklenen Filmler

Sitemizin Yeni Portalı Nasıl ?

Sonuçları Gör

Loading ... Loading ...

İnsanlar bir kırmızı gül için koşarken, ayaklarının altında ezilen papatyaları görmezler. Anonim